www.autowritetr.com

DACIA Jogger Lansmanın Ardından!

DACIA Jogger Lansmanın Ardından!

Dacia Jogger’ın Türkiye lansmanı için ilk davetiye geldiğinde “gidilmeyen yerlere gidiyoruz” ibaresi biraz abartılı gelse de, içimde değişik bir heyecan uyandırdı. Tabi davetiyede gelen “Hepsibiraraba” ibaresi de dikkat çekiciydi ve Jogger ile karşılaşınca da ne demek istediklerini anladım. Evet,  Hepsi Bir Arabada karşılanan tüm özellikler DACIA Jogger’da vardı. Tabi ki beklentilerinize göre.

5 ayrı haberci grubu ile 2’şer günlük planlanan lansman için sıram geldiğinde havaalanından IĞDIR uçağına binerek, ilk defa gittiğim IĞDIR Havaalanı’na indik. Alandan çıkınca IĞDIR hakkında bilgiler veren rehber arkadaş, IĞDIR konusunda hiç bilmediklerimi ortaya çıkarttı.

IĞDIR, Türkiye’deki 3 mikro klima etkisi görülen bölgeden biriymiş. Kayısı, Elma, Şeftali gibi bir çok meyvenin yetiştiği, büyük dağlar ile çevrili ve yakın zamanda KARS’dan ayrılmış aslında küçük bir illerimizden biriymiş. Hayvancılık ve tarımın asıl gelir kaynağı olduğu IĞDIR’da bir önemli maden de, TUZ olarak anlatıldı.

Tuzluca ilçesi aslında adını TUZ’dan almış. Tuzluca IĞDIR’a 40 km mesafede KARS yolu üzerinde bulunan IĞDIR’ın en büyük ilçesi.  Halen sofralık, sanayi ve karla mücadelede kullanılan tuzunun çıkarıldığı Tuz Dağı`nın turizme kazandırılması amacıyla Iğdır Valiliği öncülüğünde Iğdır Üniversitesi, İl Özel İdaresi, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) ve Tuzluca Kaymakamlığı tarafından çalışma başlatıldı. Sağlık Turizmi için de kullanılan Tuz Mağaralarda içi 12 bin, dış zemini 10 bin olmak üzere toplamda 22 bin metrekarelik bir alan tuz terapi merkezi olarak kullanılacak alan bulunuyor. Mağaralarda biri büyük 9 tane de terapi odası bulunuyor.

55 dönümlük bir alanı kaplayan tuz dağının içinde galeriler olan (galeriler derken sahiden çok büyük ve etkileyici) büyük bir dağ. IĞDIR KAYMAKAMLIĞI  tarafında restorasyonu yapılmış TUZLUCA MAĞARALARI’nda  içine büyük kamyonların girip çıkabileceği büyük galeriler, anfi tasarımında toplantı salonu olan mağaralar topluluğu yapılmış.

Tuzluca Mağaraları’nda yapılan görsel show’ların ardından –ki İLLİZYONİST firması bu konuda çok başarılı, bilgilendirme toplantısına katıldım. Mağaradaki “yapay zeka” ise, beni “karizmatik” buldu!

Toplantı salonu anfi şeklinde tasarlanmış tahta iskelelerden girişi olan içinde sahnesi ve oturma yerleri bulunan yaklaşık 100  kişilik bir alan. “ Kayıp Yemek” in hazırladığı bölgesel öğlen yemeğini yedikten sonra, (çorbaya bayıldım) DACIA Jogger ile karşılaştım.

Kişiselleştirilmiş Mobilite kavramı doğrultusunda kurgulanan lansman sebebiyle aracın sürücü kapısındaki adım yazan ( Babür’ün Jogger’ı)  bana rezerve edilmiş Jogger’a binip mağara içinden yola çıktım. Bu arada Jogger’ın içinde yine adım yazılı bir çanta (ki doğada kahve yamaya yarayan kahve demliği ve çeşitli kahveler bulunuyordu) beni bekliyordu. 7 kişilik olan araçla koltuk ayarını yaparak yola koyuldum.

Dacia Jogger’ı burada anlatmayacağım, derginin ilerleyen sayfalarında Jogger’ın tüm detaylarını zaten bulabileceksiniz.

Yaklaşık 20 km’lik bir sürüşten sonra IĞDIR-KARS yolu üzerinde bulunan Gökkuşağı Tepeleri’ne vardım. Az rastlanır bir görselliğe sahip olan bu yer, ıssızlığın ortasında filmlerde gördüğümüz Mars yüzeyini andıran bir yer. Değişik manzaraların içine serpiştirilmiş 2 tane Dacia Jogger’da poz veriyordu. Hava kapalı ama ışık da yeterliydi. Çay-kahve içerken araçlarla poz vererek ilk duraktan ayrıldım.

30 km’lik bir başka sürüşten sonra ise, hayatımda ilk defa gideceğim DİGOR kırsalında düzenlenen çeşitli donanımlara sahip DACIA Jogger’lar ile yakılan mangal ateşlerinin  arasında şezlonglarda çay- kahve içtim.

Burada hava sertleşmeye başlayınca, KARS’a doğru yola çıktım. 86 kilometrelik bu yolun da bir özelliği vardı. Yaklaşık 10 km’si ARAS NEHRİ kıyısında ve Ermenistan sınırındaydı. Haritada gördüğüm sınır çizgisini oluşturan ARAS NEHRİ’nin kıyısından geçtim. Ermenistan gözetleme kulelerine de poz verdim.

KARS’ bağlanan ana yola çıktığımda ise, hava kararmaya başlamıştı. Yaklaşık 70 kilometrelik sürüş sırasında ise, yılın ilk karını gördüm. DİGOR,  KARS’dan daha yüksekte kaldığı için kar almaya daha erken başlarmış ve öyle de oldu. Yolda kar azda olsa yağdı. Neticede, bu sene de ilk karla karşılaştım.

KARS’a geldiğimde ise sulukar devam ediyordu ve KARS ÇAYI’nın yanındaki KATERINA SARAYI’ındaki  konaklama yerine geldim.

KARS KALESİ’nin yakınında olan otel de, de bir sürpriz daha vardı. Oda numaram yok, numaranın olması gereken yerde adım yazıyordu. “Babür Gürel odası”. İnce düşünülmüş bir detay çok hoşuma gitti.

Bilen bilir içki konusundaki teamülümü. Otelde yemeğe gitmeden önce kurgulanmış “viski” tadımı ve viskinin özelliklerinin anlatıldığı toplantı da çok hoşuma gitti. Marka bağımsız yapılan bu tadımda önceden beri içtiğim markaların özelliklerini de bir kere daha deneyimleyerek tattım. Meğer doğru viskileri seviyormuşum!

Herkes alkol almasa da, otobüsle otelden ayrıldık ve akşam yemeği için Kars Otel‘e gittik.

Yine KARS mutfağının modernize edilmiş menüsü ile keyifli bir yemek yedim. Evet akşam yemeğinde KAZ eti ile karşılaştım.

Yemek sonrasında, GÜNTAÇ ve grubunun canlı perfroması ise, açık hava olmasına rağmen herkesi ısıttı. Gençlerden oluşan grubu da çok beğendim. Ve çok uzun zaman sonra dizlerime rağmen dans ettim.

KATERİNA OTEL’e döndüğümüzde ise sulukar hızını yitirmişti ve yine yakılan mangallar arasında kahve içerek kapısında adım yazan odaya gittim.

Sabah ise, yağış azalsa da, yada doğru deyim “akşama göre hızını azaltmış” yağış altında KARS PEYNİR MÜZESİ’ne kahvaltı için yola koyuldum.

KARS PEYNİR MÜZESİ, coğrafi işaretli ürün olan başta kaşar peynirinin yöresel değerlerinin tanıtımı, KARS’da turizm sektörünün geliştirilmesi ve peynircilik sektörünün sosyal-eğitim altyapısının geliştirilmesi amacıyla Kars Valiliği tarafından, Kars Süvari Tabya/Buzhane olarak bilinen alanın restorasyon, restitüsyon ve rölöve çalışmaları yapıldıktan sonra 2 yıl süren restorasyon ve projenin uygulanması çalışmaları sonlanarak hizmet açılmış.

10 alanda Kars yöresi ve Kars Peynirlerinin hikayesini tanıtan salonlar, Kars Peynirlerinin tanıtımları, Kars Mimarisinin tanıtımını yer alan bu müzede kahvaltı ardından, KARS ARAKANİ HAVAALANI’na yola çıktım.

DACIA Jogger’ı havaalanında bırakıp, KARS-İSTANBUL uçuşu için uçağa binmek üzere terminale girdim ve uçak saatini bekledim.

Son zamanlarda yapılmış çok detaycı ve ince hesaplanmış bu lansman 2022 senesindeki en iddialı araç tanıtımları arasında girdi. Uzun süre de konuşulacağa benzeyen bu organizasyon beni basın mensubu olarak “şımartma” derecesinde etkiledi.

Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

prostitution in abu dhabi berlin intim seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle sikiş paply.org