Eşofman Çağından Sonra Mobilite

  • 14 Ocak 2021
  • 1.475 kez görüntülendi.
Eşofman Çağından Sonra Mobilite

Emre GÜLER yazdı…

Yaklaşık bir yıldır uzun macerayla, alışılmadık dönemlerden geçiyoruz. Bilginin ve öngörülebilirliğin düşük olduğu krizin ilk döneminde temel içgüdülere hijyenle kafayı yedik… Ofisimizi evimize taşıdık, mutfakta harikalar yarattık, video konferansların ustası olduk.

Bugün herhalde orta düzeyde bilgi ve öngörülebilirliğe ulaştık. Eşofmanlarımızdan kurtulmaya az kaldığını tahmin ediyoruz. Nasıl yaşamak istediğimize ve önceliklerimize karar verirken yaşamı yeniden değerlendirdiğimiz, eski hayatımızı yenisiyle dengelemeye çalıştığımız bir dönemdeyiz.

Bu yolculuğun başından beri mobilite, tüketicilerin karar verme sürecinin temelini oluşturan iki temel değişimle belirleniyor:

İlki, gökdelenlerden, devasa ofislerden, fırtınalı sosyal yaşamdan, kocaman fiziksel ortamlardan küçük apartman dairelerimize ve çekirdek aileye dönüşün sonucunda dış dünyadan kendi içimize yolculuk. Diğeri ise, fizyolojik ihtiyaçlarımızdan sonra gelen güvenlik yani sağlık endişelerimiz ki, nispeten kontrol altına almış durumdayız. 

Artık, her şeye “Güvenli mi?” diye soran endişeli zihinlerimiz, “Buna değer mi?” gibi daha temkinli sorular sormaya başladı.

Bugün eski ve yeni alışkanlıklarımızı dengelemeye başladığımız taze bir dönemdeyiz. Nihayet seçim yapabileceğimiz, proaktif karar verebileceğimizi hissettiğimiz bir konumdayız.

COVID-19 öncesi otomobil sahipliği, çoğunlukla maddi – manevi bir külfet olarak görülüyordu. Toplu taşımanın güvende hissettirmediği, otobüs, uçak veya tren yolculuğuyla ilgili soru işaretlerine sahip olduğumuz bu dönemde, otomobillere de farklı bir gözle bakmaya başladık. Otomobil bir kez daha mobil evimiz ve pandemi öncesi özgürlüğümüzü hatırlatan bir meta haline geldi.

Pandeminin başlangıcından bu yana global ölçekte Google’da ‘drive-in’ aramaları roket hızıyla yükselmiş. İnsanlar dünyanın birçok ülkesinde arabalı restoran, sinema, hatta hayvanat bahçesi deneyimleri aramışlar. Tüketicilerin %40’ı önümüzdeki 6-12 ay içinde toplu taşımadan kaçınmaya devam edeceklerini veya bundan henüz emin olmadıklarını söylüyorlar.

Dolayısıyla, ister işlev ister eğlence için olsun, mobilite bize çok özlediğimiz özgürlüğü geri veriyor. Öyle ki, mobil insanlar olmayanlara göre daha yüksek düzeyde mutluluk bildiriyor.

Otomotiv sektörü tüm unsurları ile yeni dönemden nasıl değişecek, tüketicilerin taleplerini etkileyecek unsurlar neler olabilir, yeni teşvikler, hatta “The Great Reset” denilen büyük yeniden başlangıç neleri, nasıl yönlendirecek.

Sektör için bir başka önemli pazar ise pandemiden etkilenen turizm sektörünün, otomotiv ile buluştuğu nokta olan oto kiralama firmaları. Filolarında büyük küçülmeler yaşanmasına karşın toplu taşıttaki kalabalıklardan korkarak otomobil sahipliğine yönelen perakende müşteriler sektöre ne kadar nefes aldıracak, zamanla göreceğiz.

Mevcut durumu irdelediğimizde karşımıza pek çok ikilem çıkmaktadır. Uzun mesafeli araç kullanım ihtiyacı ve işe gidip gelme, seyahatlerin azalması araç ihtiyacını azaltmaktadır. Ancak, pandemi sonrasında ortak araçtanvazgeçilmesini de unutmamak gerekiyor. Pazarın doygunluk noktası ekonomik koşullar ve devlet teşvikleri ile sürekli değişkenlik gösterecektir.

Araç sahipliği tercihlerini değerlendirirken, büyük kentlerde apartman otoparklarının ve sokakların sınırlı olması, tercihleri bireysel araçlara yöneltecektir. Motosiklet, scooter,elektrikli motosiklet, elektrikli scooter… Mikromobiliteiki teker, üç teker veya dört teker mini araçların talebinde artı yönde bir değişim olacaktır.

Eşofman çağı öncesinde çokça konuşulan otonom taksiler salgın nedeniyle nasıl etkilenecek, hep birlikte izleyeceğiz. 

Metin Kutusu: DeloitteÖngüleri

2030'un ötesinde EV büyümesi
2030'dan sonra, elektrikli araç satışlarındaki büyüme oranının yavaşlamasını bekliyoruz. Bazı pazarlar, önümüzdeki on yılda daha zengin ülkelerin yapacağı gibi elektrikli araçlara geçişi destekleyemeyecek. 2030'un ötesinde, büyümeyi sürdürmenin temel faktörlerinden biri uygun şarj altyapısı olabilir. Bazı pazarlarda kamu ve özel yatırımların bir araya gelmesi yoluyla elde edilebilen, ancak dünya çapında aynı şekilde başarılması olası olmayan multi milyar dolarlık sermaye yatırımları gerektiriyor. Şarj altyapısına yatırım yapamayan ülkelerde, içten yanmalı motorlu araç pazarının bir süre daha kalmasını bekliyoruz.
Görünen o ki, ülkemizde artık mobilite hiç de ekonomik olmayacak. Yeni dünya düzeninde oluşturulacak fonlar ile özellikle çevreci dönüşüme verilecek destekler sahipliği tetikleyebilir. Tabii, yeteri kadar şarj istasyonu olursa veya elektrik kesintileri olmaz ise…

Salgın konusunu iklim değişikliği sorunu izleyecek, birçok dünya ülkesi gündeminin en üst sırasını alacak. Olumlu hükümet politikaları ve tüketici tutumlarındaki değişiklikler, öncelikle iklim değişikliğiyle ilgili artan endişeleri gidermeye yönelecek.

Dünyanın yeni lideri diyebileceğimiz Çin’deki elektrikli ve hibrit araç sayısında son yıllardaki artış dünyanın geleceğinin göstergesi durumundadır.

Avrupa’nın elektrikli otomotiv sektörü 2019’da önemli ölçüde büyüme gösterdi. Norveç’te elektrikli araç % 56 pazar payına ulaştı ve Hollanda’da en çok satan ilk on araçtan artık ikisi elektrikli araçlar.

Covid-19 salgını sonrasında araç talebinin artışı döneminde, talebin karşılanabilmesi için içten yanmalı motorlu araçların satışında da artış olacaktır.

Aileleriyle geçirdikleri yeni kaliteli zamandan en iyi şekilde yararlanma konusunda tüketicilere yardımcı olabilen markalar, olumlu hisler ve marka bağlılığı yaratma fırsatı yakalayacaktır.

Eski dünyada yeni normal arayışımız kendi içimizden başlasa da üst akıl çatışmaları bireysel kararlarımızın oluşmasında etkili olacaktır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Hyundai Motor Grubu İnsansı Robot DAL-e’yi Tanıttı. Otomotiv devi Hyundai, son günlerdeki robot teknolojilerine olan...
Yeni Bir Yıl ve Yeni Bir Gelecek: Yeni Lotus Spor Otomobil Serisi Onaylandı Elise, Exige...
Nissan JUKE’un satış fiyatları 229 bin ile 349 bin lira arasında
5 ay sonra Türkiye’de, 5 milyon TL civarında fiyatla satılacak. 1913’TEN BU YANA “GÜZELLİK”İN PEŞİNDE...
YENİ PEUGEOT 208: YENİLİKÇİ VE GENÇ Peugeot 208’in direksiyonuna ilk defa oturduğum zaman dikkatimi ilk...
TOYOTAGAZOO Racing 2021 WRC Sezonunu Monte Carlo Zaferiyle Açtı   TOYOTA GAZOO Racing, hafta sonu...
Sanal pistlerde elde ettiği şampiyonluklarıyla adından söz ettiren ve simülasyondaki gücünü gerçek pistlere de taşıyarak...
Emre GÜLER yazdı… Konuya girmeden önce, masaya kartlarımı koymak istiyorum. Elektrikli araçlarla ilgili çok şey...
Alpine Cars, Renault Sport Cars (RSC) ve Renault Sport Racing (RSR), Alpine amiral gemisi altında...
İki üretici Instagram’da atıştı. Hidrojen yakıt hücrelerine “aptal hücre” diyen Elon MUSK’a meydan okudu. Jim...