Sihirbazın Yeni Numaraları…

Sihirbazın Yeni Numaraları…

Emre GÜLER yazdı…

Uzun bir yaz molasından sonra yeniden birlikte olmanın heyecanını yaşıyorum.

Umarım yaz aylarında, hatta ondan da önce yaşadığımız pek çok olumsuzluklarıve sıkıntıları yeniden yaşamayız.

Yaz sohbetlerinde çokça duyduğum bir kalıp cümle ile başlayalım…

“Otomobil konusunda kafam çok karıştı. Almayı çok istiyordum ama çevreden gelen fikirler çok kafamı karıştırıyor. 10 farklı kişiye sordum, 10 farklı marka veya model önerdiler.”

Sizler de benzer ifadelere şahit olmuşsunuzdur.

Günümüzde, otomobil üreticilerinin rakipleri pazar payını maksimize etmesin diye, rakiplerinden çok kısa bir süre sonra benzer bir aracı piyasaya sürdüğünü görüyoruz. Bazen de maliyetleri azaltmak adına aynı platformda birkaç farklı markanın modelleri üretiliyor.

Firmaların pazarlama stratejileri her zaman farklılaşma üzerine kurulmuş olsa da, bir yanda rekabet diğer yanda da yaratıcılığın sınırları otomotiv de “me too” dedirtiyor.

Amerikan – İngiliz ortak yapımı iki sihirbazın rekabetini konu alan Prestij filminde geçen repliği anımsadım…

– Seyirci istediğim tepkiyi vermiyor, Cutter
– Daha önce çok numara gördüler.

İki sihirbazındiyaloğu aslında otomotiv dünyasında, belki de Türkiye’de veya dünyada olup biten neredeyse her şeyi açıklamaya yetecek türden bir derinliğe sahip.

Özellikle otomotivin en büyük üreticilerin son yirmi ya da otuz yılı irdelendiğinde kitlelerin görmediği model, yenilik ve değişiklik kalmamış gibi.

Prestij filmindeki bir diğer önemli bölüm ise,Cutter’ın, “sihirbazlık numaralarında üç evre vardır, vaat, dönüştürme ve prestij” dediği bölümdü.

Vaat, oldukça eğlendirici ve orijinal numaralar ve hizmetler verme iddiası.

Dönüştürme ise sihirbazın numarasında kullandığı objenin biçim, içerik ve algı değiştirmesi.

Prestij ise, numarada kullanılan objenin tekrar sahneye görkemli dönüşü evresi.

Zaman zaman vaat, dönüştürme ve prestij döngüsünde bir girdabın içine doğru çekildiğimizi düşünüyorum.

Yaratıcı takımlar “morfolojik sentez” adı altında farklı cihazları yapısal olarak tek çıktıda birleştirerek tüketicilere yenilik diye sunmaya devam ediyorlar.

Yüzlerce yıl filan değil daha 30 yıl önce cep telefonu Türkiye’de yoktu. Kırk yıl önce ise her evde telefon yoktu.

İlk başta çağrı cihazı adında bir iletişim aracı ile tanıştık.

Burası çok önemli! 40 yaşın altındaki okuyucularıma anlatayım…

Günümüzdeki cep telefonu mesajı için kullandığımız bilgiye erişmek için belinizde kemerinize takılı bir cihaz taşırdınız.

Mobil telefon mu? Onu ilk önce araç telefonu ile öğrendik…

5 kilo bir gülle her akşam arabadan sökülür, anteni sökülür bagaja saklanır, sabah yeniden sistem kurulur.

Sonra araç telefonu ile çağrı cihazı evlendi, nur topu gibi cep telefonumuz oldu.

Bugün cep telefonu, sayesinde masalarımızdaki fihristler, kartvizitlikler, ajandalar hatta bilgisayarlar kalktı. Bir fenere, fotoğraf makinesine, saat alarmına, hesap makinesine ayrı cihazlar olarak sahip olmamız gerekmiyor. Hatta artık mobil ödeme için de telefon kullanıyoruz, Para ve kredi kartı da taşımıyoruz. Akıllı telefonlar morfolojik sentez ürünü olarak her derde deva oluyorlar.

Otomobiller ile telefonlarda da, her gün bir başka morfolojik sentez ürünü karşımıza çıkıyor.

Otomotivin yaratıcı sihirbazları cep telefonunda kullandığımız cep telefonunu, internet, podcast, navigasyon gibi özellikleri aracın ön paneline taşıdılar.

5G teknolojisi ile otomotive yeni eklentilerin de olacağı kesin ama tüketici onları da çok kısa süre içinde tüketecektir…

Yeni numara bulmakta zorlanan sihirbazların işi her geçen gün gittikçe daha da zorlaşıyor…

Tekerleğin bulunmasından günümüze dört tekerlek, üzerine bir tahta kutu…

Oldu sana araba, ulaşım aracı…

Günümüz seyircisi artık eski seyirci değil!

Artık seyirci oyunun parçası…

Henry Ford’un seri üretim otomobilleri seyirciyi, pardon tüketiciyi tatmin etmiyor…

Bir yanda ulaşım için farklı çözümler sunan yaratıcı düşünceler, bir yanda otomotivde yaratıcılığın sınırları…

Erkin babanın şarkısı ile kendime geliyorum…

“Böyle gelmiş, böyle gidecek korkarım vallah…”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

prostitution in abu dhabi berlin intim seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle sikiş paply.org