www.autowritetr.com

Simple Is The Best – Tabanvay…

Simple Is The Best – Tabanvay…

Emre GÜLER yazdı…

Steve Jobs’unsevdiğim bir sözü ile konuya girelim…

“Basit, karmaşıktan daha zor olabilir. Bir işi basitleştirmek için düşüncelerinizi sadeleştirmeniz gerekir. Bu da çok çaba gerektirir. Ancak sonunda buna değecektir, çünkü o noktaya vardığınızda, dağları yerinden oynatabilirsiniz.”

Tam kapanma ile evlere kapandık. Kapandık mı, yoksa kapanmadık mı? O da belli değil. Anlayabilene aşk olsun!

Şu genelgeleri neden bu kadar karmaşık yaparsınız, kimse anlamasın, herkesin kafası karışsın diye mi? Bunu uygulayacak kişilerinde kafası zaten karışık, bir de böyle yazınca ne oluyor? Virüsün de kafasını karıştırmak istiyorlar ama olmuyor.

Tam kapanma döneminde araç ile alışverişe gitmek yasakmış, tabanvay serbest.

Daha önce yazmıştım, Türkiye’de benzin ucuz kaldı diye. Herhalde benzin fiyatlarını sübvanse edemiyorlar ki, tabanvay desteği açıklandı…

Tabanvay kelimesinin tarihi de gerçekten çok ilginç. İstiklal Marşının şairi Mehmet Akif Ersoy Ziraat ve Veterinerlik Fakültesinde okurken Fatih-Halkalı arasını çoğunlukla yürürmüş, az değil 17 km.Ne yapsın parası yok ki…

  • Yahu demişler “Neden trene binmiyorsun?”
  • Akif demiş ki “Ha tren,ha tramvay, ha tabanvay…”

Tabanvay kelimesini de okul arkadaşları ilk kez Akif’ten duymuşlar.

Şair Akif ile başlayan Tabanvay maceramızın ilerleyen günlerde yeni serüvenlerini yaşayacağımızı tahmin ediyorum.Hayır, hayır, yasaklar uzar diye demiyorum. Otomobil üreticilerin çip krizi, parça sorunu, hammadde fiyatlarındaki artışları fiyatları yansıtmaları gibi pek çok bileşen var. Bir de dolaylı vergileri çok seven devletimiz yine o yüksek vergileri toplamak için akaryakıt fiyatlarını eski günlerdeki gibi yapar ise, yandı gülüm keten helva… Hoş geldin en basit, en sade araç, tabanvay. Yeni ulaşım aracımız hayırlı, uğurlu olsun…

Otomobil fabrikalarının birincil faaliyetinin yeni araç üretmek olduğukonusunda herhalde hemfikiriz. İlk parça krizi çipler ile duyuldu, sonra plastik parçalarda sıkıntı başladı. Daha sonra koltuklardaki süngerler. Bir de şimdi katalizörlerde kullanılan paladyumun fiyatındaki artış çıktı. Çip krizi özellikle elektrik araç üreticileri üzerinde çok kötü etki yaptı. Otomobil üreticisi üretim hattının akışında sıkıntı çektiği çipleri veya diğer parçaları yedek parça olarak satar mı?

Otomotiv üretiminin 1900’lü yıllarda Ford ile başlayan seri üretim düzeni, Japon üreticilerin, 5S, Kanban, Just-in-time anlayışları pandemi döneminde derinden etkilendi. Sınırların kapanması, global tedarik zinciri yerine, yerelden temin diye bir yeni akım çıkarttı. Sıfır stok devri kapanacak mı, kapanmaz ise stokta bulundurma maliyeti fiyatlara ne kadar yansıyacak. Yarım yamalak çalışan otomotiv sektöründe maliyetler nasıl etkilendi. Artan döviz fiyatları, artan kredi maliyetleri ne sonuçlar doğuracak.

Arızalanan araçlara yedek parçaları nereden, kimden, hangi fiyat ile alacağız?

Bir de bunların üstüne ertelenen çekler, ödenemeyen açık krediler, hiç aklıma bile getirmek istemiyorum ama batan küçük, orta boy üreticiler, bayiler…

Şeytan işte bu, insanın aklına bir dolu soru getiriyor…

Çok eski yıllar aklıma geldi. Hani şu 70 sente muhtaç olunan yıllar var ya, 1980 öncesi, onları hatırladım. Yedek parça bulunmadığı için araçlar aylarca takoz üstünde kalırdı. Neyse ki, o yıllarda dayım yurtdışına çok çıkardı. O gitmeden servise gidilir, yedek parça listesi çıkartılırdı. Onun Passat Zincirlikuyu’da Çiftçiler servise, bizim Peugeot ise Ercanlar’da bir hafta, on gün yatardı. Dönüş sonrasında yeni parçalar takılır, araçları yeniden kullanmaya başlardık.

Küçük başlayın, büyük düşünün…

Otomobillerde elektronik parçaların olmadığı, bu kadar teknolojik olmayan araçları kullandığımız dönemlerde ustalar fazlasıyla önemiydi. Bulunamayan parçayı bir şekilde imal ederlerdi, tamir ederlerdi, uydururlardı. Ama şimdi mi, bilgisayarı bağlamadan arızanın ne olduğunu bile söylenmiyor. Bu parça sıkıntısı, eski basit, ama bir şekilde yürüyen araçların pabuçlarının damdan inmesine neden olur mu? Bakarsınız, “modern otomobil anlayışının en seçkin örnekleri”, Murat 124, Renault 12 veya Anadol piyasanın en çok aranan en çok satılan araçlar olmuş. Bitpazarına nur yağarmış, buji, platin değiştir, durma devam et…

En iyisi siz, şimdiden yürüyüşlere başlayın, yavaş yavaş bacaklar açılsın, sonra tempo gelir…“Yürümekten ayakkabımın altı delindi” sözünü acaba yeniden duyar mıyız?

Hey gidi günler hey diyeceğim, ama gerek üreticilerde başlayan parça sorunları gerekse de dövizdeki büyük artış sonrasında düşünmemiz gerekiyor. O yıllardaki pek çok normal yeni normalde hayatımıza dönebilir.

Son cümle de Steve Jobs’dan gelsin, o zaman.

“Her gününüzü hayatınızın son günüymüş gibi yaşayın; bir gün haklı çıkacaksınız.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ