www.autowritetr.com

TOGG Neden Ayrımcılık Yapıyor?

TOGG Neden Ayrımcılık Yapıyor?

Çok yazmak istemediğim bir konu olmasına rağmen, yazma gereği hissettim.

Maalesef Türkiye’de üretilecek olan bir otomobilin siyasallaşması bize ne kazandıracak sorusuna cevap ararken; önceden yapılanlar da aklıma geldi ve bunu sizlerle paylaşmak istedim.

Fabrikadaki üretim bandı açılışı töreninde ilk dikkatimi çeken BASIN ve DAVETLİ ayrımı olmuştu.

Benim gibi hayatını otomobil üzerinden kazanan arkadaşlarımın BASIN yaka kartı taşıması her zaman çok doğal oldu. Fakat, o törende akreditasyon yapılırken “basın masası” na gidip kayıt yaptıracakken “siz davetli grubundasınız” dendiğinde önce düşünemedim ve kabullendim. Ama sonrasında kimlerin “basın” yaka kartı taşıdığını görünce, işte o zaman bir bit yeniği olduğunu fark ettim.

Türkiye’nin en eski otomobil gazetecisi/gazetecileri “DAVETLİ” yaka kartı taşıyordu. Ki bunu TOGG’da en iyi bilen arkadaşımın buna itiraz etmemesi de can sıkıcıydı. Netice de, mevcut hükümet sempatizanı veya destekleyicisi olmadığımdan (muhalif olduğum da tartışılır) hatta, bir ürünün siyasi tarafı beni hiç ilgilendirmediğinden, ben de DAVETLİ olarak törene katıldım.

İşe daha dün başlamış, sadece temsil ettiği kurumun sistemi desteklemesi yada patronlarının o sistemin içinde yer alması yüzünden, yeni araca erişimleri çok kolay oldu. Aracın içine girip Sanayi ve Teknoloji Bakanı’na abuk sabuk soru soran mı istersiniz? Komik tepkilerle konuya ne kadar hakim olduğunu hissettiren mi?

Cidden çok ilginçti. -ki bunları tören sonrası çıkan haberlerde ve hepsi ile dalga geçilen videolarda hepimiz gördük. Dışarıdan bakıldığında iyi bir PR çalışması olmuştu. Çünkü, TOGG’u hala otomobil olarak (hızı kaç diye soranlara) görenlere göre yapılmış bir işti.

Hadi ilk törende öyleydi, şimdi neden bu ayrım?

Mesleğini otomobilden kazananlar aracı doğru dürüst göremezken bu tip insanların araç hakkında bilgisi olmadan fikirlerini halka yansıtmaları sadece, magazin görselinden öteye gidemedi zaten.

O törende yapılan ayrım bu gün TOGG’un fabrikasına yapılan “otomobil editörleri” daveti ile bir kere daha kendini gösterdi. Davet almadım -ki TOGG’un ne olduğunun ve doğru anlatılması konusunda çok tepkiler almıştım. Ve savunanlardan da biriyim.

Neden davet almadım?

Cevabını hemen vereyim. Bir önceki törende fabrikaya girişteki kaosu ( bu kaosu yaratan tamamen millet vekili ve bakan araçlarıydı) ve fabrikadaki törende yaşanan bazı aksaklıkları dillendirdim diye. Aynı sıkıntıyı araçtan inip beraber yürüdüğüm Orman Bakanı’da yaşadı. Hatta bir üst düzey bürokrat işi daha da ileri götürüp sesini yükseltti. Hatta hatta bir parti yetkilisi de küfür kafir bağıra çağıra yolda benimde içinde bulunduğum grupla yürüdü. Hepsinin serzenişi “daha kapı girişinde böyleyse ……” diyeydi.

Evet bunu dillendirdim diye davet almadım.

Bu yazıdan sonra arayıp diyecekleri de şudur: ” Katılım sınırlı sayıda oldu, şirketten gelen davetli listesinde adınız yoktu, biz çağırdık ama diğer tarafın listesinde adınız yoktu, akreditasyon sorunu vardı, sadece günlük gazeteler davet edildi. Buradaki diğer taraf için TOGG’un ortaklarını kastettim. Yoksa TOGG çağırmış olabilir.

Bunların hepsinin aslında ne demek olduğunu hepiniz biliyorsunuz da, neyse…

Günde 50 bin basılan bir gazetede, hafta bir gün yayınlanan otomobil sayfasından kat ve kat daha fazla erişim sağlayan internet sitelerini görmezden gelmenin mantığını da anlamış değilim. Madem bu siteler o kadar değersiz neden yollanılan bültenler yayınlanana kadar mail ve telefonlarla ısrar var.

Evet ayrım yaptınız TOGG, bu ayrım aynı Türkiye’de yaşananlar kadar bariz bir ayrım.

“Yerli ve milli” denilen bir değerde bütçe sorununuz mu var? Yer sıkıntınız mı var? Ulaşım sıkıntınız mı var? İmkanlarınız mı az? Konaklama derdiniz olamaz zaten.

Sebebini merak ediyorum.

Türkiye’ye ithalatla gelen araçların deneme sürüşlerinde araç yüzünden sıkıntı yaşanabiliyor ama, bu araç burada üretiliyor. Ve fabrikası TÜRKİYE’nin. Özür dilerim 4 Türk yatırımcının. Hala neden sorusuna cevap bulamadım?

Yazık çok yazık çünkü, yapılmak istenen şeye sizlerin bu davranışları gölge düşürdü ve düşürüyor. O yüzden siyasallaşan bir değer (ki burada akıllı cihaz) hala ne olduğu tam bilinmeyen ve hala üzerindeki gizlilik yüzünden bilgi kirliliği yaşayan bir otomobil.

Çok üzgünüm bu yazıyı yazdığım için.

Hala çok iyi olmasını umduğum bir değer için çabalıyorum ve çabalayacağım.

ÇÜNKÜ BU DEĞER TÜRKİYE’NİN DEĞERİ…

NOT: Bu yazıdan sonra alacağım tepkileri de biliyorum.

BİLMEYENLER İÇİN NOT: Bu yazıyı yazan ben, neredeyse 38 senedir otomobil gazeteciliği yapan ve hayatını bu yayınlardan kazanan Babür GÜREL.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

prostitution in abu dhabi berlin intim seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle sikiş paply.org